Ana Sayfa| Künye | AMACIMIZ | Önerilen Linkler | Biz Kimiz ? | İletişim | Giriş Sayfam Yap | Favorilere Ekleyin | Üyelik | Rss

Ana sayfa GÜNCEL   
Bağımsız Yargının Önemini Anladınız mı?
Anayasada yapılacak olan değişiklik ile Türkiye Büyük Millet Meclisine, hatırı sayılır miktarda, Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kuruluna ve Anayasa Mahkemesine, üye seçme yetkisinin tanınması halinde, insan hak ve özgürlüklerinin, hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerinin ne denli tehlikeye gireceğini, düşünmek dahi istemiyoruz.

Eklenme tarihi: 18.02.2010 23:00:11

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısının tutuklanması, yargıda deprem olarak değerlendirildi.

Bazı çevreler, olayı, “yargı yargıya karşı” şeklinde değerlendirdiler.

Yargı tek olup, o da bağımsız ve tarafsız olması gereken Yüce Türk yargısıdır. Bu itibarla, “yargı yargıya karşı” değerlendirmesini yerinde bulmuyoruz.

Erzincan C. Başsavcısının tutuklanmasına kadar varan, siyasal olduğundan kuşku duymadığımız soruşturma nedeniyle ortaya çıkan bu hukuksuzluğu, yasal bir yargı faaliyeti olarak göremediğimiz için, yargının yargıya karşı olduğu değerlendirmesini, Yüce Türk Yargısına yapılan bir haksızlık olarak görüyoruz.

Erzincan C. Başsavcısının, bazı cemaatlerle ilgili olarak yaptığı soruşturmalar nedeniyle, Anayasa Mahkemesinin kararı ile laiklik karşıtı eylem ve faaliyetlerin odağı haline geldiği tescillenen AKP iktidarının boy hedefi haline geldiği bir gerçektir.

Erzincan C. Başsavcısının, sıfatı ve kıdemi itibariyle, görevinden doğan ve görevi sırasında işlediği iddia edilen suçlarından dolayı, Yargıtay özel dairesinde yargılanabilecek bir kişi olması nedeniyle, CMK nın 250/3 maddesine göre, hakkında Özel Yetkili C. Savcılarının soruşturma yapma yetkileri mevcut değildir.

CMK. nın 250 maddesinin (3). fıkrasında yer alan; “Birinci fıkrada belirtilen suçları işleyenler sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun bu kanunla görevlendirilmiş ağır ceza mahkemelerinde yargılanır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim hâlinde askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır.” kuralı, Erzincan C. Başsavcısı hakkında, Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılarının soruşturma yapma yetkilerinin mevcut olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

Bu nedenledir ki, Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu, dün ( 17.02.2010 ) olağanüstü toplanarak, yetkilerini aşan ve kötüye kullanan Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılarının özel yetkilerini kaldırma gereğini duymuş ve yargının siyasallaşmasına ve itibarını yitirmesine engel olmaya çalışmıştır.

Erzincan C. Başsavcısının başına gelenler, yargının siyasallaşmasının özgürlükler ve hukuk devleti açısından ne kadar tehlikeli olduğunu kör gözlere de göstermiş ve yargının bağımsız ve tarafsız olmasının önemini açıkça ortaya koymuştur.

Bu olay, tutuksuz yargılanmanın asıl olmasına rağmen, bir tedbir olan ve ancak yasada öngörülen koşulların varlığı halinde istisnaen baş vurulması gereken tutuklama kurumunun, ülkemizde amacı dışında kullanıldığını  gözler önüne sermiş bulunmaktadır.

Ülkemiz yasalarına göre, tutuklama, mecburi değildir. Tutuklamanın yasada öngörülen koşullarının mevcut olması halinde dahi, yargıç' a tutuklama kararı verip vermeme konusunda taktir yetkisi tanınmıştır.

Tutuklama kararı verilebilmesi için, suçun işlendiğine ilişkin  yeterli kanıtın bulunması ön koşul  olup, bu ön koşulun bulunmasına rağmen, şüphelinin kaçma ve/veya delilleri yok etme ihtimali ve tehlikesi mevcut değilse, tutuklama kararı verilemez.

Burada yanlış bir değerlendirmeye de açıklık getirmek istiyoruz. General, Yargıtay Onursal C. Başsavcısı, Erzincan C. Başsavcısı gibi tanınmış mevki ve makam sahipleri söz konusu olduğunda, yandaş basın tarafından hemen eşitlik kuralı dile getirilmekte ve eşitlik kuralı uyarınca bu tür makam ve mevki sahiplerine imtiyaz tanınamayacağı ileri sürülmektedir.

Bu değerlendirme yanıltıcı olup, eşitlik kuralı ile de bir ilgisi bulunmamaktadır. Yeri ve yurdu belirli, mevki ve makam sahibi kişilerle, yeri yurdu belirli olmayan, sabit bir işi ve ikametgahı bulunmayan kişiler tabii ki aynı kefeye konulamazlar.

Tutuklamanın koşullarından biri, kaçma ihtimali ve şüphesidir. Bu itibarla, Yargıç, her somut olayda,  tutuklanması talebiyle karşısına gelen bir şahsın kaçma ihtimalini, o şahsın  özel durumuna göre değerlendirmek zorundadır. Yargıç, tutuklama nedenlerinin bulunup bulunmadığını taktir ederken, salt eşitlik kuralı adına, özel koşulları farklı olan kişileri aynı kefeye koyarak bir değerlendirme yapamaz.

Somut olayımızda, Erzincan C. Başsavcısının evinde ve makamında saatlerce süren aramalar yapılmış ve tüm delillere el konulmuş olup, Erzincan gibi bir ilimizin C. Başsavcılığı makamına getirilmiş olan bir kişinin kaçma ihtimalinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde daha titiz ve dikkatli olunması, kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların var olduğunun açıkça ortaya konulması zorunludur.

Erzincan olayı, AKP iktidarının Anayasada yapmayı düşündüğü değişikliğin asıl nedenini de açıkça ortaya koymuştur. AKP iktidarı, yargıyı, bugünü de aratacak şekilde siyasallaştırmak ve tamamen yürütmenin vesayeti altına almak amacıyla, daha demokratik Anayasa sloganı ile Anayasayı değiştirip, Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kurulunun ve Anayasa Mahkemesinin yapılarını değiştirmeyi kendisine kaçınılmaz bir  görev addetmiştir.

Anayasada yapılacak olan değişiklik ile Türkiye Büyük Millet Meclisine, hatırı sayılır miktarda, Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kuruluna ve Anayasa Mahkemesine, üye seçme yetkisinin tanınması halinde, insan hak ve özgürlüklerinin, hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerinin  ne denli tehlikeye gireceğini, düşünmek dahi istemiyoruz.

GÜNER YİĞİTBAŞI



Bu haber Yönetim tarafından eklendi ve 103 kere okundu.
 
Tavsiye Et   Yorum yaz   Yazdır  World'e kaydet EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

 
 
henüz yorum yapılmamış ilk yorumu sen yap!
 
DİĞER GÜNCEL HABERLERİ
  Şok açıklama ; İsrail'den izin alın   Erdoğan ve Hocaefendi
  İSRAİL FAŞİZMİ!   Filistinliler sınıra Türk Bayrağı D
  İSRAİL SALDIRISI ve AKP   19 Mayısı Kutlama Bilinci
  ABD'nin Çuvalı İşbaşında!   Tutuklanmayı Bekliyor
  Ecdadın Kim?   CHP Genel Başkanı Kim Olsun?
  Elimde Kayıtlar Var   AKP Cemaatle Ayrımı Düştü?
 

 

     
   
 
Nihat GENÇ

Ey siz her zamanın vizyon
Hakkı YILMAZ
Kavramlar ve Anlamlar
SALAT (1)
Eren ERDEM
GAYYAdan çıkış...
İmam Hatip mezunu Erdoğan
Yılmaz DİKBAŞ
Ulusal Cephe
TÜRK ORDUSUNA İÇTEN SALDI
Vasıf Kayhan Bayırlı
Yeni Düşünceler...
Köşe Yazarları ne yazar ?
Dr.Hikmet AYTEK
Milli Kale
MİLLİYETÇİLİK TEPKİCİ DEĞ
Turhan FEYİZOĞLU

MUNTAZIR EL ZEYDİ
Ufuk GÜNAÇTI
KESKİNCE
İLK YAZI
Fityan
Türk Genci
Süreçler ve Halkın Durumu
Gökalp TÜRKDOĞAN
Gercek:Yalanlarin türevidir
PARA DÜZENİ
Yücel TANAY

 SAHTE ULUSALCİ PERİNCEK 
Tuna KOLBAŞI
Zihniyet Devrimi
''Ben ne yapabilirim'' di
Ahmet DURSUN
Toplumsal çöküş mü,bilinç mi?
Güçlü hükümet,Güçlü PKK 
Sema ALTUN
İçrem...
Labirent..
Abdullah CENGİZ
Yeniden Düşünmek
Bayram Harçlığı
Baran AYDIN
Fikren Bağımsız Milletler
RUS VE ABD DERİN DEVLETİ 
 
     
   
 
Dr.Ali ŞERİATİ
Sizi Rahatsız Etmeye Geldim
Dünya görüşü : Tevhid
Prof.Dr. Nadim MACİT

Tekeller ve Yoksullar
Arslan BULUT

AKP BÜYÜK OYNUYOR
Behiç GÜRCİHAN
Açık İstihbarat
İsraille Restleşmenin Özü
 
     
 

   
 
GAYYA - Eren Erdem
BİNYILIN MEYDAN OKUMASI
Biz'den...
Kamuoyuna Duyuru!
Molla-Papaz işbirliği ?
Hakkı YILMAZ'dan çarpıcı
Kabala ve Said Nursi
Özelleştirme yeni birşey
Kültür Emperyalizmi
Yüzleşme
AKP İNCELEMEYE ALINDI!
Hakkı YILMAZ'dan önemli a
Bağımsız Mercek (1.Hafta)
ELDE VAR ATATÜRK!
Büyük Sermaye ve SÖMÜRÜ
 
     
 
     
 

ANKET

 
 

 
     
 

FOTO GALERİ

 
 
. .



..
 
     
     
     
     
     

    Tüm hakları Bagimsizyorum.Com (c) a aittir. İnternet sitemizdeki yazı, resim, video ve haberler kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır.
Tasarım & Programlama netyanus.com.tr


web tasarım I haber sitesi I logo tasarım

site ekle    www.gayyakuyusu.com

www.proyapimarket.com