Selam
Ülkemizin, ulusumuzun, insanlığın şu zor günlerinde, gülümsemek zor olsada, yaradılış gereği gülümseyerek selam…
Sevgili dostlar; günümüz insanoğlu, tekamülün binlerce yıllık sürecinde son evreye girmiş bulunmaktadır. Artık toleransların kalmadığı bir dönemdeyiz. Alınacak her kararın yapılacak her eylemin geri dönüş noktası çoktan geçilmiş durumda. Nedenlerden biri şu an için tek yaşam alanımız olan yerkürenin artık her hatamıza anında faturasını kesmesi, yani atalarımızın deyimiyle bardağı taşırmamız.
Evren dahil tüm varlıkların bir yaşam süresinin olduğunun artık pozitif bilim tarafından kabul edildiği bu evrede doğaldır ki dünyamız da ömrünün sonuna yaklaşmakta. Ancak dünyamız kendi bünyesinde barındırdığı insan neslinin bir mirasyedi gibi düşüncesizce ya da kabaran benliklerin doymazlığıyla bu sürecin çok kısaltıldığına tanıklık ediyor. İnsanoğlu maalesef tam anlamıyla “bindiği dalı kesmiş” durumda. Şimdi evrenin her hangi bir noktasında kendine gelecek üretmeye çalışmakta. Ancak bir çıkış yolu bulunsa dahi görünen o ki aynı aymazlık ve sömürü düzenleri oraya taşınacak bir süre sonra da dünyamızla maalesef aynı kader paylaşılacak.
Bir diğer neden ise insanoğlunun dünyadaki macerasının doğası olan savaşın artık hiçbir kural tanımadan çok daha acımasızca sürmesi ve doymazlıkların kitleler tarafından olağan kabul edilip hak olarak görülmeye başlanmasıdır. İnsanlık tarihi boyunca mücadelelerin tümünde görünür nedenler ne olursa olsun zulme sapan taraf kendi içinde bunu kabul ederdi yada geçmişi inceleyenler zulme sapanı bir şekilde tescil ederdi. Ancak şimdi çok tehlikeli bir dönüşüm gerçekleşmekte zulümler normal kabul edilmekte, bireyselleştirilen daha doğrusu “sadece sen önemlisin!” denen insan kendi çıkarı için her şeyi göze alabilmektedir.
O halde ne yapacağız? Yaratılmışların en şereflisi olan insan bireysel yada toplumsal olarak yaratılmışların en zalimi haline dönüşürken, içindeki insanlık onurunu boğamayanlar yazgısı olan savaşa devam edecek elbette!
Bu köşe aracılığıyla sizlerin karşısında olmak benim için onur olduğu kadar bir ve tek olan Yaratıcı’nın üzerimdeki zorlu sınavlarından biridir. Burada toplumsal, bireysel pek çok konuyu kendi bakış açımla işlemeye çalışacağım. Genel anlamda artık müsamaha gösterilebilir yanı kalmamış olduğuna inandığım konularda oldukça keskin düşüncelere tanık olacaksınız. Bu yüzden köşemizin adı da “keskin’ce” oldu. Bazen keskin’ce düşüncelerden hoşnut olmayabilirsiniz, bazen haklarında eleştiri getirilen kişi veya kuruluşların bağlısı yada gönüllüsü olabilirsiniz. Kendi düşünceniz ve aklın işletildiği her seviyeli eleştirinizi almaktan özellikle mutlu olacağımı biliniz.
Selam ,sevgi, saygı ile hoşkalınız, hoşçakalınız…